Azap vermiş, Cehenneme atmış, yine sormuş. Yine demiş: Ene ene, ente ente.
(Ben benim, sen sensin.) Hangi nevî azâbı vermiş, enâniyetten vazgeçmemiş.
Sonra açlıkla azap vermiş. Yani aç bırakmış. Yine sormuş: Men ene? Ve mâ ente?
Nefis demiş: Ente Rabbiye r-Rahîm, ve ene abdüke l-âciz. Yani, Sen benim Rabb-i Rahîmimsin. Ben senin âciz bir abdinim.
Allahım Efendimiz Muhammed e ve âl ve ashabına Senin razı olacağın ve onun lâyık ve müstehak olduğu bir rahmetle, Ramazan ayında okunan Kur ân ın harfleri adedince salât ve selâm et. Âmin.
İzzet sahibi Rabbin, onların yakıştırdıklarından münezzehtir. Bütün peygamberlere selâm olsun. Hamd ise Âlemlerin Rabbi olan Allah a mahsustur. (Sâffât Sûresi, 37:180-182.)
Mektûbât, 29. Mektub, 2. Kısım, s. 393
Lügatçe:
mevhum: Vehmî olan, olmadığı halde varmış gibi kabul edilen.
Ne zamandır hıc bır yere bır seyler yazamadım bugun her yerı gezıyorum her yere bısyler yasıoyorum hemen sana da ugradım yazıları falan bir hışımla inceledım Diyarbakırlı Apo'ya bayıldım mp3ulerı varsa koy bı steye ındırek dımı ama :)